Beni Niye Sevmiyorsunuz

Beni Niye Sevmiyorsunuz...

Evet ya... beni niye sevmiyorsunuz ?

Hiç sevmediniz... ama niye ?

Bu sorum siyasetçilere, basına, acil sevisdeki hasta yakınlarına.

Belki de size ...Eğer cevap verebiliyorsanız evet bu sorum size de.

Ben kim miyim ? .Ben sade bir vatandaş ve basit bir doktorum.

Ne sağlıklı yaşam kitabı yazdım.Ne uzak doğudan tamamlayıcı tıp yöntemleri getirdim.Ne de medyatik birinin özel doktoruyum.

Bu yüzden mi sevmiyorsunuz beni ?

Ama ben on yıl üniversite düzeyinde okudum.O yıllarla birlikte, otuz yıldır mikroplarla,balgamla,kötü kokularla sağlıksız ve havasız ortamlarda yemek ve uyku zamanlarım size hiç benzemeden yaşıyorum.Her an sizler ızdırap içinde kapımı çalacaksınız diye bekliyorum.Benim işim bu.

Nasıl anlamadım ?

Kapımı hiç çalmayacak mısınız?.Siyasetçi, kabadayı,basın mensubu,bankacı, iş adamı olduğunuz için bana hiç ihtiyaç duymayacak mısınız ?.Eminmisiniz.??

Ben ne doğuya gitmem dedim,ne boğazda villlar istedim,nede size saldırdım,yumruk attım.

Bu kadar zor, pis, sorumluluk taşıyan işim için, sizlerin ağrılarını gidermenin karşılığında, ben sadece ;bir evim bir arabam olsun, beni okutan anama babama bayramlarda güzel bir hediye alabileyim, bende çocuklarıma bana verilen imkanları verebileyim, eşimin yanında gururla dolaşabileyim istedim.

Ben doğuya pratisyen olarak gidip daha da zor koşullarda, yokluk içinde çalışayım ama iki sene sonra istediğim ihtisasa girip uzman olmak istedim.Uzman olduktan sonra da doğuya gideyim ama iki sene sonra kendim ve ailem için istediğim yerlerde çalışacak bir hastane istedim.

Üniversitelerde kariye yapmak için öğretim üyelerinin çantasını taşımak istemedim

Çalıştığım hastanede hastalarıma en az 15 dakika ayırmak ve başarılı olmak istedim.Sizlerden hastane istedim.

Muayenehane açmak ve “ille de bana muayene olmak” isteyenlere meslek odamın asgari ücretlerinden hizmet vermek istedim.Bu değerler üzerinden vergi vermek istedim.Hastalarımla aramda para olmasın, ben paramı hastamın kurumundan, sigortasından almak istedim.

Benden günde yüz hasta bakmamı istemeyen başhekimler yada özel hastane sahipleri istedim.

Kapasiteme ve görevime göre bana işimi istekle yapabilmem için huzur vermenizi, güvenliğimi sağlamanızı, mesleğim için gerekli alet edevatları istedim sadece.

Çoğunuz benim ellerimde hayata veda edeceksiniz.Ben tüm mesleğim boyunca sayısız hata yapacağım, yapacağım ki sizler öleceksiniz.Belki benim elimde öleceksiniz ama hiç düşündünüz mü bir elimde sizin başınız varken diğer elimin boş ve imkansızlılarla dolu olduğunu..

Ben Tanrı değilim, ölümsüzlük sırrını bulamadım daha.

Ama benim ellerimde doğanlar, ve şifa bulup sevdiklerine kavuşanları hiç görmediniz,yazmadınız.Hep son nefesini verenleri gördünüz. Bana yumruk attınız.

Hiç mi hatam olmadı ? Elbette oldu. Sizlerin hiç hatanız yok mu ??

Benim her hatamda yüzüm kızarır yere bakarım.Ya siz ??

Siz pişkin bir doktorun sokaklarda yürüyebildiğini gördünüz mü ??

Sahi siz beni neden sevmiyorsunuz ?

Kim olursanız olun sokakta başınıza düşen bir saksı, bir milimetrelik yağ zerresi sizi taksiyle bana getirecek .O zaman sevdiğiniz birini görmek istemez misiniz karşınızda.O zaman sevdiğiniz birini seçme şansınız olacak mı?

Sevin beni...

Ben sizi seviyorum.

Benim işim bu...

Dr.İnanç ÇAĞLAYAN
14.3.2006